Neden bir simülasyon?
Kriz iletişimini anlatan kuramlar sınıfta kolayca öğretiliyor. Coombs'un sorumluluk kümeleri, Benoit'nın onarım stratejileri ezberlenebiliyor. Asıl zor olan, gündem saniye saniye değişirken bu bilgiyi kullanabilmek. Öğrencilerin bu baskıyı güvenli bir ortamda yaşayabileceği bir masa kurmak istedim.
Masada neler oluyor?
- Krizi seçin. Öğrenciler kurgusal kurumların yaşadığı senaryolardan birini seçiyor. Örneğin bir kargo şirketinin müşteri verilerinin bir forumda satışa çıkarılması.
- Krizi yönetin. Saat işlemeye başlıyor. Haber sitelerinden, sosyal medyadan ve şikayet platformlarından gelen paylaşımlar gündem akışına düşüyor. Bir kanal haritası, konuşmanın nerede büyüdüğünü gösteriyor. Kriz ibresi her karardan sonra yeniden hesaplanıyor.
- Planı onaylayın. Ekip ilk açıklamasını, kanal sırasını ve sonraki adımlarını bir plana dönüştürüyor.

İlk açıklamanın beş dakika geç gelmesinin ne demek olduğunu, ibrenin kırmızıya döndüğünü görünce anlıyorsunuz.
Sınıfta ne gördüm?
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi'ndeki derste masayı perdeye yansıttık ve öğrenciler ekipler halinde karar verdi. En çok tartışılan konu, ne söyleneceğinden önce ne zaman söyleneceği oldu. Kuramlarda tek satırla geçen hız, saat önlerinde işlediğinde herkesin önceliği haline geldi.
Benim için bu proje, iletişim eğitiminin de bir tasarım işi olduğunu gösterdi. Doğru kurgulanmış bir araç, bir kavramı anlatmanın ötesine geçip onu yaşatabiliyor. Simülasyona bir de istem kütüphanesi ve rehber ekledim, böylece öğrenciler yapay zekayı kriz anında nasıl sorumlulukla kullanabileceklerini de deneyebiliyor.
